Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi - BİRSAM

Ermenistan’ın Oligarşiyle Başı Dertte

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan geçtiğimiz ay pek de sürpriz olmayan bir kararla Türkiye-Ermenistan arasındaki protokollerin geri çekilmesi için Parlamento Başkanı Galust Sahakyan’a bir mektup gönderdi.

Mektupta, 2009 yılında imzalanan protokoller konusunda Türkiye’nin gerekli adımları atmadığını ve bu konudaki sorumluluğun tamamen Türkiye’ye ait olduğunu belirten Sarkisyan Türkiye’de siyasi irade eksikliği olduğunu ve durumun bu şekilde devam edemeyeceğini dile getirdi.

 

İyi bir satranç oyuncusu olan Sarkisyan, bilindik yaklaşımlarını 24 Nisan öncesinde tekrar sergilemiş ve mevcut durumla ilgili olarak uluslararası camianın dikkatini çekmeye çalışmıştır. Karabağ meselesinde olduğu gibi masaya oturan ilk taraf olmama ilkesini terk etmeyen anlayış, protokoller konusunda da Türkiye’nin devamı gelmeyen siyasetini usta biçimde kullanarak manidar bir adım atmıştır.

 

Sarkisyan’ın bu hamlesinde hem kendisini Çanakkale’ye davet eden Türk tarafının aceleci yaklaşımlarının hem de yakın zamanda Ermenistan iç siyasetinde yaşanan çalkantıların etkisi bulunmaktadır. Nitekim kısa bir süre önce başlayan oligarşi savaşı bunun en önemli göstergesidir.

 

Ülkenin en büyük oligarklarından olan Müreffeh Ermenistan Partisi lideri Gagik Tsarukyan’la başlayan savaş Sarkisyan’ı daha da otoriterleştirebilir. Gagik Tsarukyan, halk arasında “Dodi Gago” yani “aptal Gago” lakabına sahip bir oligark ve önemli bir siyasetçi olarak uzun zamandır iktidar aleyhine yaklaşımlar sergilemekte ve Sarkisyan karşıtı bloğa desteklerini sürdürmekteydi. Yakın zamanda ele alınan vergi kanunu kapsamında vergi kaçakçılığını önleme kararı alan yönetimle arası daha da bozulan Tsarukyan, sahibi olduğu devasa servetin kaybolacağı endişesini taşıyarak tutumunu sertleştirdi. Fakat eski bir asker olan ve herhangi bir güven kaybı yaşadığı kesime şiddetle mukavemet eden Sarkisyan’ın cevabı gecikmedi. Tsarukyan’ı devletin belası olarak niteleyen Sarkisyan ilk aşamda bu kişinin Milli Güvenlik Konseyi’nden kovulduğunu açıkladı ve böylesi önemli bir kuruma sinemaya gelir gibi gelinmemesi gerektiğini ifade etti. Sarkisyan’a yakın kadrolar da zaman kaybetmeden Tsarukyan’ın bitirilmesi için harekete geçilmesi gerektiğini vurgulamaya başladılar. Sarkisyan’ın Tsarukyan silsilesindeki oligarşiye büyük bir darbe vuracağı bekleniyor. Bir başka önemli oligark olan Başbakan Hovik Abrahamyan da Sarkisyan’a tam desteğini sunduğu açıklamalarıyla Tsarukyan’ı hedef almaya başladı.

 

Ülkenin sarsılmaz oligarşik yapısının önemli dayanaklarından olan ikinci cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ise yeni başlayan bu savaşın kısa zamanda sonlandırılması çağrısında bulundu. Açıklamasında; bu savaşın ülke ekonomisi, Karabağ meselesi ve soykırımın 100. yılı konusunda Ermenistan aleyhine döneceği vurgusunda bulunan Koçaryan, esasında savaşın kendisine dönmesinden duyduğu endişeyi dile getiriyor. Nitekim fazla vakit geçmeden Sarkisyan ve Tsarukyan gizli bir görüşmeyle savaşı ertelediler. Tsarukyan’ın bilinmeyen sebeplerle barışa mecbur bırakılması, Tsarukyan’la birlikte büyük mitingler planlayan muhalefette hayal kırıklığı oluşturdu. Fakat yakın zamanda Ermenistan kaynaklarının bölüşümü konusunda savaş baltalarının yeniden çıkarılacağına şahit olabiliriz. İşte muhalefetin bir türlü harekete geçemediği Ermenistan’da iç siyasetin en büyük çıkmazı budur.

 

Ülkenin içinde bulunduğu vahim durumu bilmek ve mafyavari biçimde ülkeyi yöneten sarsılmaz oligarşiyi tanımak, son gelişmeleri anlamak açısından büyük önem taşıyor. Örneğin, konuya endişeli biçimde müdahale etmeye çalışan Robert Koçaryan’ın mal varlığına bakarsak meselenin vahameti anlaşılabilir. Cep telefonu ithalatının yüzde 80’ini elinde bulunduran Koçaryan pek çok banka, maden ve dinlenme tesisinin tek patronu. Moskova’da alışveriş merkezi ve kumarhaneleri olan Koçaryan onursal ortak olarak da sayısız şirketin yönetiminde yer alıyor.

 

Savaşın önemli isimlerinden olan Gagik Tsarukyan ise 1980’li yıllarda Rusya’da zaptiye olarak çalışmış ve bir süre sonra (güçlü söylentilere göre) tecavüz suçundan hapis yatmış bir isim. Hızlı yükselişi Robert Koçaryan dönemine rastlayan ve karakter olarak siyasetle pek ilgisi olmayan Tsarukyan’ın çimento, içki fabrikaları, benzin istasyonları, mobilya imalathaneleri ve maden şirketleri bulunmaktadır. İhtişamlı sarayları olan Tsarukyan’ın aslanlar ve yırtıcı kuşlar beslediği de bilinmektedir.

 

Elbette savaşın diğer tarafı olan Serj Sarkisyan ve taraftarlarının mali durumu da genel manzarayı görmek için göz önünde tutulmalıdır. Karabağ Savaşı döneminde komutanlık yapmış olan Sarkisyan yakın zamana kadar ülkenin en zengin sekizinci kişisiydi. Büyük bir kumarbaz olan Sarkisyan bu konuyla ilgili olarak 2013 yılında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde bir suçlamayla karşılaşmıştı. Muhalif Miras Partisi’nden Zaruhi Postancıyan, Sarkisyan’a Avrupa’daki bir kumarhanede 70 milyon euro kaybedip kaybetmediğini sormuş ve bu konu dünya basınında yankı uyandırmıştı. Onlarca ev, bina, dinlenme tesisi, benzin istasyonu, çimento, içki fabrikaları, mağazalar zinciri, futbol takımı ve kendine ait bankası olan Sarkisyan çeşitli ortakları üzerinden servetini idare etmektedir. Önceki yıllarda Gagik Tsarukyan’la anlaşmazlıklar yaşayan kardeşi Saşik ise ABD’ye taşıdığı servetiyle oradaki gayrimenkul varlığını korumaya devam ediyor. Giderken yanında götürdüğü 30 milyon dolar ise hâlâ gizemini koruyor.

 

Ermenistan siyasetinde göze batmayan kişilerin diğerlerine göre çok daha büyük bir servet sahibi olduğu bilinen bir gerçektir. Örneğin, son tartışmalarda Sarkisyan’a destek olan, “fare” lakaplı Başbakan Hovik Abrahamyan’ın muazzam serveti şimdiye kadar adını saydığımız oligarkları geride bırakmaktadır. Benzin istasyonları, dinlenme tesisleri, madenleri, sayısız bahçeleri, gaz istasyonları, çimento ve içki fabrikaları, otelleri ve daireleri olan Abrahamyan, alelacele savaş ilan ettiği Gagik Tsarukyan ile dünürdür. Akrabalık durumuna rağmen cumhurbaşkanından yana tavır koyan Abrahamyan’ın bu seçimi Ermeni medyasında en çok tartışılan konular arasında bulunuyor.

 

Şu anda ülke gündeminde tartışılan bu isimler dışında çok daha büyük bir oligarşi varlığı bulunmaktadır. Yıllardır her türlü yolsuzluğu meşru vasıta bilerek ülke kaynaklarını sömüren gruplar, siyasi görevlerle koruma zırhına alındığından dolayı herhangi sorun yaşamamışlardır. Arada bir muazzam servetin aralarında bölüşümü konularında sorun yaşayan bu yapı, herhangi bir siyasi krizin oluşmaması için sus payı verilerek sakinleştirilen onlarca isimle doludur. Fakat bu isimler üzerinde yaşanacak herhangi bir sarsıntı, ülke ekonomisine yönelik de büyük etkiler oluşturacaktır. Şu anda görünen, çeşitli servet gruplarından bir kısmının bölüneceği ve yeni grupların ortaya çıkacağıdır.

 

Rusya’nın tek söz sahibi olduğu Avrasya Ekonomik Birliği’ne üyelik konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen Serj Sarkisyan’ın, yaşadığı gerilimli siyasi atmosferde aldığı Türkiye kararı ile birkaç hamle ötesini hesapladığı belli oluyor. Şu anda Batıcı muhalif kanada daha da yakınlaşan Tsarukyan’la birlikte hareket eden diğer servet gruplarının bitirilmesi bir anlamda otoriterleşmenin göstergesi ve eksen kaymasının engellenmesi olarak yorumlanabilir. Tamamen Rusya güdümündeki bir ülkeye yakışır manzaraya kavuşan Ermenistan, Sarkisyan’ın tek adam olma hevesinin kurbanı olarak büyük sorunlarla karşılaşabilir. Nitekim Robert Koçaryan silsilesine bağlı olan servet grupları bu duruma sessiz kalmayacak gibi görünüyor.

Mehmet Fatih Öztarsu