Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi - BİRSAM

Erol Kaya: “Yerel Yönetim Politikalarında Başarılıyız, Ancak Yeterli Değil”

Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİRSAM) Yeni Türkiye Enstitüsü'nün düzenlediği Gündem Toplantılarının ilk konuğu İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya oldu. BİRSAM Yeni Türkiye Enstitüsü’nün konusunu ‘Yeni Türkiye Vizyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü’ olarak belirlediği toplantı samimi bir ortamda gerçekleşti.

Toplantı BİRSAM Genel Koordinatörü Hakan Memur’un konuşması ile başladı. Memur, Yeni Türkiye kavramının, Türkiye halkının geleceği açısından büyük bir önem arz ettiğini belirterek, Yeni Türkiye kavramının altının boş olmadığını ve BİRSAM olarak bunu göstermek için çaba sarf ettiklerinin altını çizdi. Vizyon sahibi olmayan hiçbir hareketin başarıya ulaşamayacağına dikkat çeken Memur, bu bilinçle beraber, Pendik Belediyesi Başkanlığından beri vizyoner bir duruş gösteren Erol Kaya’ya çalışmalarından ve katılımlarından ötürü teşekkürleri iletti.

 

Programın konuğu Erol Kaya ise konuşmasında önemli noktaların üzerinde durdu. Seçim öncesi atmosfer içerisinde AK Parti’nin avantajlarından bahsettiği gibi gayet samimi ve vizyoner bir duruşla dezavantajlarını da ortaya koydu. Kaya’ya göre, AK Parti’nin iki önemli ilkesi AK Partili siyasetçilere başarıyı getirdi:

 

1.     Vefa

2.     Vizyon

 

Bu iki prensipten yola çıkarak, vefasız bir siyasetçinin vizyonunun bir anlam ifade etmeyeceği gibi, vizyonsuz bir vefanın da işe yaramayabileceğini ifade etti. Kaya, 2002’den bu yana iktidarda olan ve 2023, 2053 ve 2071 gibi uzun vadeli hedeflerden bahseden AK Parti’nin iktidarının da, birçok ülkedeki örnekleri gibi, uzun sürebilmesinin reçetesinin, bu iki kavramı özümsemekten geçtiğinin altını çizdi. Özellikle lider profilinde karizmatik liderden entelektüel lidere doğru bir değişim yaşayan AK Parti’nin bu iki kavrama her zamankinden daha fazla ihtiyacının olduğunu belirten Kaya, sözlerine aşağıdaki hususlara değinerek devam etti:

 

·       Siyaset, Toplum ve Kamu. Bir ülkeyi oluşturan ana dinamiklerden üçü. Bu üçü, birbiri ile uyumlu ve aynı yönde giderse hayatın seyri normal gidiyor. Fakat bunlardan biri ters yöne doğru hareket ederse gidişat bozuluyor. Türkiye’de ise, son 12 yıldır siyasetin ve toplumun aynı yönde gittiğini ve fakat kamu için aynı şey söylenemez.

 

·       Ülkesinin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen siyasetçilerin yapmasını gereken bir şey vardır: Milletinin istekleri ile devletinin kapasitesi arasındaki dengeyi kurabilmek. Bunu başardığınız zaman ne vizyon üretmekte ne de üretilen vizyonun halk tarafından sahiplenilmesinde bir problem çıkmayacaktır. Bu anlamda, yerel yöneticilerimiz milletin istekleri ile devletin imkanları arasındaki dengeyi sağlamakla görevliler.

 

·       Belediye başkanlarından beklenen şey, şehrin başkanı olmalarıdır. Fakat pratikte durum çoğu zaman böyle olmuyor. Bugünkü birçok belediyenin yerel yöneticiliği sadece bina yapmaktan, yapı inşa etmekten geçtiğini zannediyorlar. Halbuki, 2023 vizyonunda yerel yönetimler sadece yapı inşa etmekten ibaret olamaz. Bunun yanında, sosyo-kültürel kalkınmanın da büyük önemi var. Gençlerimizin fayda sağlayabileceği ve medeniyet değerlerimizin sonraki nesillere de aktarımı açısından, sosyo-kültürel kalkınma Türkiye’nin acilen üzerinde durması gereken bir konudur.

 

·       En ciddi sorun tespitlerinden birisi şunlardır. Birincisi, şehirlerimiz tektipleşmeye başladı. Bir şehirde gördüğünüzün aynısını bir başka şehirde daha görmeniz mümkün. Bu da her şehrin kendine has özelliklerinin kaybolmasına sebep olabilmektedir. İkincisi ise, insanımız tektipleşmeye başladı. Fakat tektipleştikten sonra, bir kent kimliği ortaya çıkarılamaz. Kent kimliği ortaya çıkartamadığınız vakitte bir vizyon ortaya koyamazsınız. Engellememiz gereken en önemli sorunumuz bunlardır. Bunu engellemenin yolu ise, medeniyet değerlerimiz ile kalkınmayı bir arada gerçekleştirmemiz gerekir. Yeni Türkiye vizyonunun hayata geçebilmesi için bu gereklidir.