Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi - BİRSAM

Kırım Türkleri'nin Gerilim Hattındaki Sabırlı Bekleyişleri

Kırım Müslümanları için son dönemlerin en zorlu yıllarından biri kuşkusuz 2014 olmuştur. Sosyal ve politik hayattaki beklenmedik değişiklikler Kırım Müslümanları için tam anlamıyla bir imtihan süreci olarak kendini hissettirdi.

Türkiye’nin güneyindeki Müslümanlar Arap baharı trajedisine maruz kalırken Türkiye’nin kuzeyindeki Müslümanlar Avrupa ve Rusya gölgesinde yani hata payının sıfır olduğu kaygan bir zeminde zorlu bir imtihan verdi.

 

Kırım Tatarlarının evlerinde, camilerde, medreselerde ve okullarda aramaların gerçekleştiği ve bu aramalar sırasında Müslümanların haklarının ihlal edildiğini kaydeden Kırım Müftülüğü, 2014 yılında Müslümanların kutsal yerlerine saldırıların meydana geldiğini hatırlattı.  Kırım Müslümanları Ukrayna’nın yüksek-gerilimli hattında tüm toplumsal provokasyonlara  karşı mümkün olduğunca hassas davranmaya çalıştı.

 

Tüm zorluklara rağmen bu sene 5 caminin açıldığını, 2 cami inşaatının başladığını ve 10 cami inşaatının devam ettiğini bildiren Kırım Müftülüğü Akmescit’te yapılması planlanan Büyük Cuma Camii konusunda Kırım Müftüsü Hacı Emir ali Ablayev’in Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü ve görüşme sırasında, söz konusu projeyi Türkiye’nin finanse edeceğinin bildirildiği belirtildi.

 

Öte yandan Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği üyeleri, Kırım'ı mart ayında ilhak eden Rusya'nın Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Ankara'da protesto etti. Protestoda Rusya’nın Kırımı ilhakı eleştirilip Kırım Tatarlarının tıpkı geçmişteki gibi yeni bir sürgüne doğru itildiği iddia edildi.

 

Putin’nin sertleşen düellosu:

 

AB’den sonra ABD’nin de Rusya’ya yaptırımda daha somut adımlar atmaya başlaması ve Obama’nın imzaladığı kararname ile  ABD şirketlerinin Rusya tarafından ilhak edilen Kırım’la ticaret yapmasının yasaklanması Putin’i oldukça dar bir koridora doğru itiyor.

 

Putin’nin Batı ile olan düellosu sertleştikçe Türkiye’nin Rusya politikası daha da hassas bir boyuta bürünüyor. Yakın zaman da gerçekleşen Erdoğan-Putin görüşmesi ve neticesindeki gaz anlaşmaları dünya kamuoyunu ciddi ölçüde meşgul etse de Rusya ile aramızdaki Suriye ve Kırım ihtilafı perdelenmiş bir kuşku olarak bekliyor.

                              

Oldukça zorlu bir imtihandan geçen Kırım Müslümanları şu an için Türkiye-Rusya ilişkilerinde ön plana çıkmamakta. Fakat ilerleyen süreçte ‘’Özellikle de Rusya’nın Suriye konusundaki fikirlerinde ısrarcı olması durumunda’’ Kırım Müslümanlarının durumu görmezden gelemeyeceğimiz bir problem olarak ortaya çıkabilir.