Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi - BİRSAM

Savaş Zamanı Bosna Ordusunda Bir Sırp Komutan: Jovan Divjak

Bosna Hersek’te “Balkanlarda Ortak Yaşam Kültürü” projesini gerçekleştiren BiRSAM ekibi dört günlük programın ilk günü olan 15 Ocak 2015’te Bosna Ordusunda komutanlık yapmış Sırp Jovan Divjak ile buluştu.

Bosna Savaşı sırasında komutanlık yapmış olan Jovan Divjak, savaş dönemini, savaş sonrası yaşanan durumları ve ortak yaşam kültürüne dair görüşlerini  BİRSAM proje ekibi ile paylaştı. Divjak, Sırp asıllı biri olarak savaş sırasında Bosna Ordusunda neden komutanlık yaptığını şu sözlerle anlattı: “Bosna Ordusundaydım çünkü dedem, babam buralı. Ekmeğimizi buradan kazandık. Boşnaklar benim dinimin, dilimin ve ırkımın ne olduğuyla hiç ilgilenmediler, işimi nasıl yaptığıma baktılar. Savaş ilk başladığında ordumuzda Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar vardı. Hepimizin ülküsü memleketi ve eviydi. Yani Bosna Hersek’ti. Biz selamlaşırken elimizi kaldırır “evimize selam olsun” derdik. ”

Bosna Hersek Washington’da Bölündü

 

Washington’da imzalanan ve kanton sistemi beraberinde getiren Dayton Anlaşması hakkında konuşan Divjak, bu anlaşmanın beraberinde işlemez bir yönetim modelini getirdiğinin altını çizdi. Divjak “Sırplar ABD ve Avrupalılardan nefret ederler. Savaşlar ve sonuçlarından onları sorumlu tutarlar. Birçok insan bunu anlamasa da Bosna Hersek aslında Washington’da bölündü. Zira bu sistem onların çıkarlarına hizmet ediyor. Benim için problem kanton sistemidir. Çünkü hepsinin kendi sistemi var. Mesela hepsi farklı eğitim politikaları izleyebiliyor. Her farklı kanton kendi eğitim müfredatını uyguluyor. Böylece aynı ülkenin gençleri farklı eğitim müfredatlarından geçerek farklı bireyler oluyor.” dedi. BİRSAM proje ekibinin yapmış olduğu ziyaretten oldukça memnun kaldığını dile getiren Divjak, Türkiye-Bosna Hersek ilişkilerinde bu tarz projelerin birer köprü olacağını, ortak yaşam kültürüne dair çalışmaların devam etmesi gerektiğini ifade etti. BİRSAM proje ekibi günün anısına Divjak’a program için hazırlanmış, el yapımı olan çini bir tabak hediye ederek ziyareti tamamladı.

  Ad

Savaş Dönemi Anılarını Anlatan Jovan Divjak’ın konuşmasından notlar:

 

“Benim asıl işim askerlik. 1984 yılına kadar Yugoslavya askeri birliğindeydim. 84’den sonra Bosna Hersek’i korumak için görev yaptım. Yugoslavya askeri birliğinde bir milletten ne kadar halk varsa o kadar general oluyordu. 1968 yılında yapılan bu alan savunma sistemi insanların kendi bölgelerini savunması için kurulan bir sistemdi. Onların kendi belediyelerinden kendi komandoları vardı ve yedek askerlik sayılırdı. Barış zamanında yangın, deprem ve doğal afetlerde görev almak için kuruldu. Savaş başladığında ise herkes kendi bölgesini kendi milliyetini koruyan bir ordu haline geldi. Bosna Hersek’i savunmak için kurulan ordu büyük boşluklarla doluydu.  Ama Yugoslavya’nın korunmasında Bosna Hersek önemliydi. Çünkü Bosna Hersek dağlarla çevrili korunaklı bir alandı. Yugoslavya’nın askeri birliğinin büyük kısmı Bosna Hersek’teydi. Uçaksavar, havan topu, mayın topu gibi birçok askeri malzemenin fabrikaları Bosna Hersek’teydi. 1974’de Müslümanlar ilk kez diğer etnik halklar gibi Bosna Hersek’te haklarına sahip oldu. Kosova ve Voyvadina’da cumhuriyet gibi kendi haklarına sahip oldular. Milliyetçiler bu durumdan rahatsız oldu.

 

Milliyetçiler Yugoslavya’da bu durumda memnun değillerdi. Yugoslavya’yı karıştırmaya çalışıyorlardı. Ortalık kızıştıkça istediklerini almak üzere çalışmaya başladılar. Yugoslavya yönetimindeki Sırpların ilk icraatı Kosova ve Voyvoda bölgelerinin haklarını geri almak oldu. Savaş öncesi oluşan asıl problemlerden biri halkların kendi dilinde konuşma, korunma ve eğitim gibi temel haklarının elinden alınması ile başladı. Daha sonrasında şöyle bir sorun ortaya çıktı büyük Sırbistan’ı kurmak isteyen Sırpların bu milletlerle birlikte yaşaması gerektiği. Bunun üzerine Sırplar Hırvatların üzerinde yaşadığı bölgeleri boşaltmalarını Hırvatistan’a  dönmelerini  istediler. Bazı Milliyetçi Boşnaklar da neden kendi ülkemizi kurmuyoruz dedi. Bu fikirler ile her şey başladı. Slovenya ve Hırvatistan bu fikri kabul etmedi. Bosna Hersek Sırplar Yugoslavya’daki halklara sahip olup Yugoslavya’da kalmak istedi. Boşnakların büyük çoğu ve bazı  Hırvatlar ise Yugoslavya’dan ayrılmak istedi. Bosna Hersek ayırılıp ayrılmasın diye bir referandum kararı alındı  1991’in sonlarına doğru. Drine ovasında bu anlamda etnik temizliğe başlandı. Drine doğusundaki birçok  Müslüman taciz edilerek o bölgeden çıkartılmaya çalışıldı. Referandumu da kabul etmediler. 29 Şubat 1 Mart arasında referandum yapılıyor ve %64 halk referanduma gidiyor. Sırp ve Boşnaklardan oluşturuyor. Çoğunluk Boşnaklar. 1 Mart’ta Bosna Hersek başkanlık konseyi Yugoslavya’dan ayrıldığını ilan ediyor ve ilk kez silahlı müdahaleye maruz kalıyor. 4-5 Nisan’da Sırplar ilk kez saldırmaya başlıyor. 92’den 95’e kadar burada bulunan Kovasiçiç bölgesi sürekli olarak kontrol altında bulundu. Mayıs ayında Yugoslavya’nın desteklediği Sırplar silahlandı. Tuzla, Mostar gibi birçok bölgelerde Sırp saldırıları devam etti. Milliyetçiler büyük Sırbistan hayali için bir örgüt kurmaya başladılar. Bosna Hersek üretim merkezi olduğu için en çok silahın olduğu bölgeydi. O zaman Yugoslav devlet başkanı olan yönetim karar aldı. Bosna Hersek’teki tüm silahları merkeze alacağız diye. Halka sadece av tüfekleri gibi basit silahları almalarına müsaade edildi kendi ailelerini korumaları için…”

 

Haberler